Her cuma, 89.2 Radyo Fırat'da!

11 Şubat 2017 Cumartesi

Yağmurdan Önce


İngiliz Edebiyatı
Yağmurdan Önce
Jonathan Coe
E Yayınları
216 Sayfa


Yağmurdan Önce, yazardan okuduğum ilk kitap. Öykü, Rosamond'un ölmeden önce Imogen adlı, kuzeninin torunu olan genç kıza bıraktığı kayıtlardan oluşuyor. Bu kayıtları ise Gill adlı yeğenine bırakıyor ve Gill'in Imogen'e ulaşma çabası ile hikaye başlıyor. Gill ise Imogen'i bulamıyor, sonrasında da mecburen Rosamod'un kayıtlarını dinlemeye başlıyor.

Imogen ile ilgili bu hayat hikayesi oldukça karışık, aynı zamanda da insanı fazla fazla şok eden ve üzen durumları içeriyor. Rosamond kuzeni Beatrix'e olan takıntılı dostluğunu anlatmak ile başlıyor, Beatrix'e annesi tarafından psikolojik şiddete maruz kaldığını, istenmediğini görüyoruz. Ardından Beatrix'in kızı Thea'nın başından geçenlerle devam ediyor ve tabii Thea'nın kızı Imogen' e kadar da hikaye sürüp gidiyor.

Karakterlere, kurguya ayrıntılı değinmek istiyorum. Bana kalırsa bir annenin kızına yaklaşımının doğuracağı sonuçları ve hatta bu sonuçların çevredekileri, doğmamış çocukları bile etkileyeceği güzel anlatılmış. Rosamond'un saplantısı haline gelen Beatrix başarılı karakterlerden biri. Özellikle Bony adlı köpeğin kayboluşunun onda bıraktığı derin acı güzel anlatılıyor. O bölümde annesinin ona olan tutumundan ziyade yıllar sonra bile köpek de suç bulması, "neden gitti" diye sayıklamalarını edebi anlamda güzel, duygusal anlamda acı verici buldum. 

Beatrix'in kızı Thea'yı iki yıllığına Rosamond'a bırakması ve kızını geri aldığında Rosamond'un o zamanlarda beraber yaşadığı Rebecca'nın da evi terk etmesini önemli bir ayrıntı olarak görülüyor. Rosamond kitapta hiç bahsedilmese de Beatrix'e olan tutkusunu bir biçimde onun çocuğunu ya da torununu sahiplenerek gösterdiğine inanıyorum. Beatrix ile ilgili bir detayın hayatında bulunması ona iyi gelirken onun gidişi Rebecca örneğindeki gibi felaket getiriyor.

Ardından Imogen'i yani Thea'nın kızını da yanına almak istemesi ve emin ellerde olduğunu bilmesine rağmen bir şekilde kızın hayatına girmeye çalışmasındaki ısrarında bir ruhsal hastalık fark ediliyor. Rosamond eş cinsel olduğundan bir çocuk sahiplenmek istemesi olarak görülebilir ama ben bu ihtimal üzerinde durmanın saflık olabileceğini düşünüyorum. Benim tüm bu çıkarımlarım kitapta yok, bazen hafif hafif göz kırpıyor bunlar sadece. Bense hikayenin bunun üzerine kurulduğundan neredeyse eminim.

Kitaptaki kötü ebeveynlerden daha çok Rosamond'u tehlikeli bulduğumu ayrıca söylemek isterim. Imogen, çocukluğunda kaldırılamayacak şeyler yaşayıp evlat edinilmişti, yepyeni bir hayata başlamıştı. Ek olarak da çocukluğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Ama Rosamond onu bir türlü rahat bırakmıyor, ailesine ulaşıyor, izinler alıyor ve sonunda yakınında oluyor. En sonunda da intihar etmeden önce Imogen'e onun hiç hatırlamadığı geçmişini tüm o travmatik ayrıntıları ile anlatmaya girişiyor. Bunun Imogen'i elde edememesinden kaynaklı bir tür intikam olarak gördüm ben, her ne kadar Rosamond anlattıkları boyunca ne kadar şefkatli olduğunu ve koruma iç güdüsü ile yaklaştığını söylese de hayatının olayı olacak kadar bu aile ile uğraşmasının altında iyi niyet bulamıyorum. En azından benim gözümde ölmeden önce yapılacaklar listesinin başında, bir çocuğun yeniden kurduğu hayatı berbat etmek gelmiyor.




Neler eksikti konusuna gelirsem, Rosamond'un kayıtlarının başlamasından sonra yeğeni Gill'in hayatı ile bağlantılar kurmasını, en azından Gill'in hayata yeni bir göz ile bakmasını beklerdim ama Gill'e zerre değinilmemişti. O kısımlar doldurma olmuştu. Rosamond'un kendi ile ilgili taraflı anlatımı zaman zaman beni çok sıktı, ayrıca dili de samimiyetsizdi. Sonunun pek mistik tesadüfler ile bağlanması da bir anda tüm kitabı anlamsızlaştırdı. Hayatımın kitabı, başucu kitabım gibi sözler asla edemem. Fakat okuduğuma pişman olacağım kitaplardan olmaz yine de. 


Velhasıl karşınıza çıkarsa bir bakın, size hitap ediyorsa kitaplığınızdaki yerini alır diye düşünüyorum. İyi okumalar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder