Her cuma, 89.2 Radyo Fırat'da!

5 Şubat 2017 Pazar

Vezir Parmağı

Film ve hakkında yapılan yorumlardan bihaber bir vaziyette sinemaya gittiğimde en yakın seans olan "Vezir Parmağı" filmine bilet aldım ve salona geçerek koltuğuma kuruldum.Yaklaşık 17 dakika reklam izledikten sonra film başladı ancak yavaş ilerliyordu, öyle ki ilk yarı bittiğinde henüz doğru düzgün bir olay yaşamamıştık ve film yeni yeni hareketlenmeye başlıyordu, bu sebeple verilen arayı merak ederek geçirdim diyebilirim. İkinci yarıda, ana konuya kavuşmamızla beraber ağır aksak ilerleyen filmin toparlayacağını umuyordum. Gelin görün ki ikinci yarının başlamasıyla umutlarım yerle bir oldu. İlk yarıya on üzerinden beş vermişken, filmden çıktığımda filme yalnızca dört verebildim. Sonrasında IMDb puanını merak edip baktığımda 3.9 puan aldığını gördüm ve şaşırmadım.


*Sonrasında IMDb puanı 0.2 puan daha düşerek 3.7'ye gerilemiş


Peki, filme neden bu kadar düşük puan verildi?

Osmanlının son dönemlerinde, bir Anadolu köyünde savaşta eşlerini kaybetmiş dul kadınların devletten kendilerine eş/koca istemeleriyle başlayan film, dönemin sadrazamının bu talebin yerine getirilmesi için bir memurunu (Müstesna) görevlendirmesiyle devam ediyor ancak savaş durumunda olan bir devletin sadrazamı fuzuli sayılabilecek böylesi bir işe neden zaman ve bütçe ayırdığını film boyunca anlayamıyoruz. Harp devam ederken koca bir köyün tek derdinin evlenmek olması ise bambaşka bir konu. Filmin komedi olduğunu, bu yüzden böylesi hataların göz ardı edilebileceğini varsaysak bile bu sefer bambaşka bir sorun ortaya çıkıyor. Çünkü film genel olarak basit esprilerden oluşuyor ve bu esprilerde ısrar ediyor. Aynı esprinin versiyonlarını çeşitli aralıklarla defalarca izlemek zaten ağır ilerleyen filmi iyice hantallaştırıyor.
Oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Vezir Parmağı’nda oyuncularda genel olarak başarılı, özellikle Ali Sürmeli rolünü hakkıyla yerine getirmiş, keza Hayrettin Karaoğuz'da canlandırdığı karaktere uyum sağlamış. Gelgelim Laz'ından Kürt'üne memleketin her yerinden bir karakteri perdede görmek bana bir fıkra dünyasında yaşadığımızın izlenimini verdi. Zaten filmin ilk yarısı şive komedisi üzerinden ilerliyor. Ancak filmin ana sorun kaynağı senaryo. Alelacele yazılmış intibası bırakan senaryo, tek bir konu üzerinden ilerliyor ve karakterlerin bir hikâyesi yok. Gülben Ergen'in üstlendiği “Gülbahar” ve Levent Sülün’ün canlandırdığı “Hızır” bunun en belirgin örnekleri. Böylesi geniş bir kadroda karakterlerin bu denli özensiz olması tek kelime ile "üzücü". Filmin tamamını ele aldığımızda ise muhalif bir tınısı olduğunu anlıyorsunuz ancak bu hususta da kıvam tutturulamamış ne yazık ki. Filmdeki dindar karakterler ya işgüzar, paragöz kimseler yahut alık/aptal. Keza köylü kadınlar da evlilik ve koca meraklısı. Yer yer siyasi göndermelerde bulunması ise tuzu biberi oluyor…

Filmin iyi yanları yok muydu?

Vardı. Oyunculuklar genel itibariyle başarılıydı, özellikle Ali Sürmeli, Yasemin Yalçın ve Ece Uslu’nun oyunculukları gayet iyiydi. Ayrıca senaryoda yerdiğimiz Mahsun Kırmızıgül'ün yönetmenlik koltuğunda başarısız olduğunu söyleyemem, özellikle ara geçişlerde oldukça başarılıydı. Filmde en çok güldüğüm yer ise Coşkun Göğen ve Nuri Alço'yu gördüğümüz sahneler oldu.

Film hakkında gelen tepkilere Mahsun Kırmızıgül'ün yanıtı ise şöyle oldu;




Özetle; üzerinde çalışılsa başarılı olabilecek bir film Vezir Parmağı ancak hem biraz baştan savma hem de vermek istediği mesajı doğru bir şekilde izleyiciye aksettiremiyor. Dolayısı ile film bu haliyle aldığı puanı hak ediyor diyebilirim...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder